Zekât, İslam’ın temel ibadetlerinden biri olmasının yanında, malın arınması, kalbin cimrilikten uzaklaşması ve toplumda dayanışmanın güçlenmesi açısından da büyük bir yere sahiptir. Kur’an-ı Kerim’de zekât çoğu yerde namazla birlikte anılır. Bu da onun sadece maddi bir paylaşım değil, kulluğun ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterir. Zekât ile ilgili ayetler incelendiğinde, farz oluşu, kimlere verileceği, nasıl bir niyetle eda edilmesi gerektiği ve müminin karakterindeki yeri açık biçimde görülür.
Bakara / 43. Ayet
وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِع۪ينَ
Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah’a yönelenlerle birlikte siz de ibadete katılın.
Bakara / 110. Ayet
وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ
Namazı hakkıyla yerine getirin, zekâtı verin. Kendiniz için hayır adına ne gönderirseniz onun karşılığını Allah katında bulursunuz. Allah yaptığınız her şeyi görmektedir.
Beyyine / 5. Ayet
وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ حُنَفَٓاءَ وَيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُوا الزَّكٰوةَ وَذٰلِكَ د۪ينُ الْقَيِّمَةِۜ
Onlara, dini içtenlikle Allah’a has kılarak ibadet etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredildi. Dosdoğru dinin özü de budur.
Nûr / 56. Ayet
وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
Namazı yerine getirin, zekâtı verin ve Peygamber’e itaat edin ki rahmete erişesiniz.
Hac / 78. Ayet
وَجَاهِدُوا فِي اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِه۪ۜ هُوَ اجْتَبٰيكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدّ۪ينِ مِنْ حَرَجٍۜ مِلَّةَ اَب۪يكُمْ اِبْرٰه۪يمَۜ هُوَ سَمّٰيكُمُ الْمُسْلِم۪ينَ مِنْ قَبْلُ وَف۪ي هٰذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَه۪يدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِۚ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللّٰهِۜ هُوَ مَوْلٰيكُمْۚ فَنِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ
Allah yolunda hakkıyla gayret edin. Namazı kılın, zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı bağlanın. O ne güzel dost, ne güzel yardımcıdır.
Mü’minûn / 1-4. Ayetler
قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَۙ
اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَۙ
وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَۙ
وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِلزَّكٰوةِ فَاعِلُونَۙ
Müminler kurtuluşa ermiştir. Onlar namazlarında derin bir saygı içindedir. Boş ve faydasız işlerden uzak dururlar. Zekât hususunda da aktif davranırlar.
Tevbe / 71. Ayet
وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَيُط۪يعُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ
Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostudur. İyiliği yayar, kötülüğe engel olmaya çalışırlar, namazı kılar ve zekâtı verirler. Allah’ın rahmeti de onların üzerindedir.
Lokman / 4. Ayet
اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ
Onlar namazı yerine getirir, zekâtı verir ve ahirete içten bir kesinlikle inanırlar.
Neml / 3. Ayet
اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ
Namazı kılan, zekâtı veren ve ahirete tam bir güvenle inananlar doğru yol üzerindedir.
Nûr / 37. Ayet
رِجَالٌۙ لَا تُلْه۪يهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَاِقَامِ الصَّلٰوةِ وَا۪يتَٓاءِ الزَّكٰوةِۙ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ ف۪يهِ الْقُلُوبُ وَالْاَبْصَارُۙ
Öyle kimseler vardır ki ticaret de alışveriş de onları Allah’ı anmaktan, namazdan ve zekâttan alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin sarsılacağı günden çekinirler.
Tevbe / 60. Ayet
اِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَٓاءِ وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْعَامِل۪ينَ عَلَيْهَا وَالْمُؤَ۬لَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِي الرِّقَابِ وَالْغَارِم۪ينَ وَف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَابْنِ السَّب۪يلِۜ فَر۪يضَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ
Zekât, fakirlere, yoksullara, zekâtla görevli olanlara, kalpleri ısındırılacak kişilere, özgürlüğüne kavuşmak isteyenlere, borç yükü altında bulunanlara, Allah yolunda gayret edenlere ve yolda kalmışlara ayrılmıştır. Bu, Allah tarafından belirlenmiş bir paylaştırmadır.
Bakara / 215. Ayet
يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلْ مَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ خَيْرٍ فَلِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَ وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ
Ne infak edeceklerini soranlara de ki, vereceğiniz her hayır anne babaya, yakınlara, yetimlere, muhtaçlara ve yolda kalmışlara ulaşmalıdır. Allah yapılan her iyiliği bilir.
Bakara / 273. Ayet
لِلْفُقَرَٓاءِ الَّذ۪ينَ اُحْصِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ضَرْبًا فِي الْاَرْضِۘ يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ اَغْنِيَٓاءَ مِنَ التَّعَفُّفِۚ تَعْرِفُهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۚ لَا يَسْـَٔلُونَ النَّاسَ اِلْحَافًاۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ۟
İnfak, ihtiyacını açıkça söylemeyen, iffeti yüzünden zengin sanılan, Allah yolunda meşgul olduğu için kazanç peşinde koşamayan yoksullara da ulaşmalıdır. Allah verdiğiniz her hayrı bilir.
Zâriyât / 19. Ayet
وَف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِ
Onların mallarında isteyenin de mahrum kalanın da payı vardır.
Meâric / 24-25. Ayetler
وَالَّذ۪ينَ ف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ مَعْلُومٌۙ
لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِۖ
Onların mallarında belli bir hak bulunur. O hak, isteyen ve mahrum kalan içindir.
Bakara / 263. Ayet
قَوْلٌ مَعْرُوفٌ وَمَغْفِرَةٌ خَيْرٌ مِنْ صَدَقَةٍ يَتْبَعُهَٓا اَذًىۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَل۪يمٌ
Güzel bir söz ve bağışlayıcı bir tavır, ardından incitme gelen sadakadan daha değerlidir. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, kullarına yumuşak davranandır.
Bakara / 264. Ayet
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْاَذٰىۙ كَالَّذ۪ي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَاَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْدًاۜ لَا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ
Ey iman edenler, verdiğiniz sadakaları başa kakarak ve inciterek boşa çıkarmayın. Gösteriş için harcayanların yaptığı iyilik, yüzeyde duran toprağın yağmurla silinip gitmesine benzer.
Nisâ / 38. Ayet
وَالَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَمَنْ يَكُنِ الشَّيْطَانُ لَهُ قَر۪ينًا فَسَٓاءَ قَر۪ينًا
Mallarını insanlara görünmek için harcayanlar, Allah’a ve ahiret gününe gerçek bir bağlılık göstermeyen kimselerdir. Böyle bir yol, kişiyi hayırdan uzaklaştırır.
Âl-i İmrân / 92. Ayet
لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ
Sevdiğiniz şeylerden vermedikçe gerçek iyilik mertebesine ulaşamazsınız. Verdiğiniz her şeyi Allah bilmektedir.
Âl-i İmrân / 134. Ayet
اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ فِي السَّرَّٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَالْكَاظِم۪ينَ الْغَيْظَ وَالْعَاف۪ينَ عَنِ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَۚ
Takva sahipleri, bollukta da darlıkta da verir. Öfkelerini kontrol eder, insanları bağışlar. Allah da güzel davrananları sever.
Rûm / 39. Ayet
وَمَٓا اٰتَيْتُمْ مِنْ رِبًا لِيَرْبُوَ۬ا ف۪ٓي اَمْوَالِ النَّاسِ فَلَا يَرْبُوا عِنْدَ اللّٰهِۚ وَمَٓا اٰتَيْتُمْ مِنْ زَكٰوةٍ تُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُضْعِفُونَ
İnsanların mallarında artış beklentisiyle verilen faiz Allah katında çoğalmaz. Allah rızası için verilen zekât ise kat kat karşılık bulur.
Hadîd / 7. Ayet
اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاَنْفِقُوا مِمَّا جَعَلَكُمْ مُسْتَخْلَف۪ينَ ف۪يهِۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَاَنْفَقُوا لَهُمْ اَجْرٌ كَب۪يرٌ
Allah’a ve Rasûlü’ne iman edin. Size emanet edilmiş olan imkânlardan infak edin. İman edip verenler için büyük bir karşılık vardır.
Hadîd / 18. Ayet
اِنَّ الْمُصَّدِّق۪ينَ وَالْمُصَّدِّقَاتِ وَاَقْرَضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعَفُ لَهُمْ وَلَهُمْ اَجْرٌ كَر۪يمٌ
Sadaka veren erkekler ve kadınlar, Allah için güzel bir harcama yapanlar, verdiklerinin kat kat fazlasını bulur. Onlar için değerli bir mükâfat vardır.
Teğabün / 16. Ayet
فَاتَّقُوا اللّٰهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَاَط۪يعُوا وَاَنْفِقُوا خَيْرًا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Gücünüz yettiğince Allah’a karşı sorumluluğunuzu taşıyın, dinleyin, itaat edin ve infak edin. Cimrilikten korunanlar kurtuluşa erenlerdir.
Teğabün / 17. Ayet
اِنْ تُقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعِفْهُ لَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ شَكُورٌ حَل۪يمٌۙ
Allah için gönülden verilen harcama size kat kat geri döner. Allah şükrün karşılığını bol verendir.
Fussilet / 7. Ayet
اَلَّذ۪ينَ لَا يُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ
Onlar zekâtı vermezler ve ahirete de inanmazlar.
Mâûn / 7. Ayet
وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ
En küçük yardımı bile esirgerler.
Tevbe / 67. Ayet
اَلْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ بَعْضُهُمْ مِنْ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمُنْكَرِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمَعْرُوفِ وَيَقْبِضُونَ اَيْدِيَهُمْۜ نَسُوا اللّٰهَ فَنَسِيَهُمْۜ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Münafıklar kötülüğü yayar, iyiliğe engel olur ve ellerini sıkı tutarlar. Allah’ı unuttukları için kendileri de unutulmuş kimseler haline gelirler.
İsrâ / 28. Ayet
وَاِمَّا تُعْرِضَنَّ عَنْهُمُ ابْتِغَٓاءَ رَحْمَةٍ مِنْ رَبِّكَ تَرْجُوهَا فَقُلْ لَهُمْ قَوْلًا مَيْسُورًا
Elinde verecek bir şey bulunmadığında bile ihtiyaç sahibine gönül alıcı bir söz söyle.
Duhâ / 10. Ayet
وَاَمَّا السَّٓائِلَ فَلَا تَنْهَرْۜ
İsteyeni azarlama.
Bakara / 267. Ayet
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّٓا اَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْاَرْضِۖ وَلَا تَيَمَّمُوا الْخَب۪يثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ وَلَسْتُمْ بِاٰخِذ۪يهِ اِلَّٓا اَنْ تُغْمِضُوا ف۪يهِۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ
Kazandığınızın temiz ve değerli olanından verin. Kendiniz almak istemeyeceğiniz şeyi başkasına hayır diye vermeye kalkmayın. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir.

