İslam tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilen Bedir Savaşı, hicretin ikinci yılında, miladi 624 senesinde Müslümanlar ile müşrikler arasında gerçekleşmiştir. Sayıca son derece az olmalarına rağmen Müslümanların elde ettiği bu büyük zafer, İslam’ın Arap Yarımadası’nda yayılışını hızlandıran en önemli askerî ve manevi başarıların başında gelir.
Yaklaşık 305 kişilik İslam ordusu, sayıları 1000’e yaklaşan müşrik kuvvetlerine karşı iman, disiplin ve ilahi yardım sayesinde galip gelmiş; bu mücadele, Müslümanların müşriklere karşı kazandığı ilk büyük askerî zafer olarak tarihe geçmiştir.
Bedir Gazvesi’nin Zamanı ve Hazırlık Süreci
Bedir Gazvesi, 17 Ramazan 2. Hicrî (14 Mart 624) Cuma günü başlamıştır. Bazı kaynaklarda farklı Ramazan günleri zikredilse de genel kabul bu tarih üzerinedir. Her iki ordu da Bedir bölgesinde karşılaşmak üzere sabah erken saatlerde harekete geçmiştir.
Allah Resûlü’nün ileri görüşlü stratejisi, savaşın seyrini baştan belirlemiştir. Müslümanlar, Bedir kuyularına müşriklerden önce ulaşmış; Hubâb bin Münzir’in önerisiyle düşman hattına yakın olmayan kuyular kapatılmıştır. Buna rağmen Resûlullah’ın merhameti gereği, müşriklerin açık bırakılan kuyudan su almasına engel olunmamıştır.
Savaştan Önce Barış Çağrısı
Hz. Peygamber, çatışma başlamadan önce kan dökülmesini önlemek amacıyla Hz. Ömer’i (r.a.) elçi olarak Kureyş ordusuna göndermiş, savaşmadan Mekke’ye dönmelerini teklif etmiştir. Ancak müşrikler bu çağrıyı reddetmiş ve silahlı çatışmayı tercih etmiştir.
Bedir Savaşı’nın Başlaması ve Mübarezeler
Arap savaş geleneğine uygun olarak çarpışma, karşılıklı mübarezelerle başlamıştır. İlk olarak müşriklerden Esved bin Abdülesed meydana çıkmış; ona karşı Hz. Hamza (r.a.) çıkmış ve kısa sürede üstün gelmiştir. Ardından müşrik saflarından Utbe bin Rebîa, kardeşi Şeybe ve oğlu Velîd; Müslümanlardan ise Hz. Ali (r.a.), Hz. Hamza (r.a.) ve Hz. Ubeyde (r.a.) karşı karşıya gelmiştir. Hz. Ali ve Hz. Hamza rakiplerini etkisiz hâle getirirken, ağır yaralanan Hz. Ubeyde daha sonra şehadet mertebesine ulaşmıştır. Bu mübarezelerin ardından savaş, iki ordu arasında tam anlamıyla başlamıştır.
İlahi Yardımla Gelen Büyük Zafer
Savaş, öğleden sonra Müslümanların kesin üstünlüğüyle sonuçlanmıştır. Müşrik ordusunun önde gelen isimlerinden Ebû Cehil de dâhil olmak üzere 70 kişi öldürülmüş, 70 kişi esir alınmıştır. Müslümanlar ise bu mücadelede 14 şehit vermiştir.
Kur’ân-ı Kerîm’de Bedir Savaşı’nda Müslümanların meleklerle desteklendiği açık şekilde bildirilmiştir. Bu ilahi yardım, müminlerin kalplerine sebat, düşman tarafına ise korku salmıştır.
“Andolsun ki siz zayıf durumdayken Allah size Bedir’de yardım etmişti…”
(Âl-i İmrân, 123)
“Rabbiniz, ‘Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum’ diye vahyetmişti.”
(Enfâl, 9)
Bedir Esirlerine Muamele
Resûlullah, savaş sonrasında esirlere karşı insanlık ve adalet ölçülerini esas alan bir yaklaşım sergilemiştir. Esir müşriklerden yalnızca ikisi, geçmişte Müslümanlara ağır işkenceler yaptıkları için cezalandırılmış; diğerleri hakkında ise sahâbelerin görüşleri alınmıştır.
Hz. Ebû Bekir (r.a.) fidye karşılığında serbest bırakılmalarını, Hz. Ömer (r.a.) ise ağır cezalar uygulanmasını önermiştir. Peygamber Efendimiz, merhamet ve toplumsal faydayı gözeterek fidye teklifini tercih etmiştir.
Maddi gücü olanlar 1000–4000 dirhem fidye ödemiş, bazı esirler karşılıksız salıverilmiş, okuma yazma bilenler ise 10 Müslümana eğitim vermeleri şartıyla özgür bırakılmıştır. Bu uygulama, İslam’ın savaş hukukundaki insancıl yaklaşımının önemli bir örneğidir.
Ganimetlerin Paylaşımı
Bedir Savaşı’nda elde edilen ganimetler, ihtilafa mahal verilmemesi için tek merkezde toplanmış ve savaşa katılan Müslümanlar arasında eşit şekilde paylaştırılmıştır. Bu uygulama, İslam’da adil paylaşım anlayışının temelini oluşturmuştur.
Bedir Savaşı’nda Şehit Olan Sahabeler
Muhacirlerden Şehit Olanlar
- Ubeyde bin Hâris (r.a.)
- Umeyr bin Ebî Vakkas (r.a.)
- Züşşimaleyn bin Abd Amr (r.a.)
- Akıl bin Bükeyr (r.a.)
- Mihca’ (r.a.)
- Safvân bin Beyzâ (r.a.)
Ensardan Şehit Olanlar
- Sa‘d bin Hayseme (r.a.)
- Mübeşşir bin Abdülmünzir (r.a.)
- Yezid bin Hâris (r.a.)
- Umeyr bin Humâm (r.a.)
- Râfi‘ bin Muallâ (r.a.)
- Hârise bin Sürâka (r.a.)
- Avf bin Hâris (r.a.)
- Muâviz bin Hâris (r.a.)
Bedir Savaşı, yalnızca kazanılmış bir muharebe değil; imanın sayıdan üstün olduğunu gösteren ilahi bir mesajdır. Bu zaferle birlikte Medine’de Müslümanların itibarı artmış, İslam daveti Arap yarımadasında daha güçlü bir şekilde yayılmaya başlamıştır.
İlginizi Çekebilir: Darül Erkam Nedir?

